
Bal tüketirken kulaktan dolma bilgilere dikkat
Arıların doğadaki nektarları toplayıp kovanlarda işlemesiyle elde edilen bal, kahvaltılarda sevilerek tüketilen ve farklı ağaç ya da çiçek türlerine göre çeşitlilik gösteren çok değerli bir besindir. Sağlığa sayısız faydası bulunsa da, bu gıda hakkında toplum içinde doğru olduğu düşünülen pek çok hatalı bilgi dolaşmaktadır. Kulaktan kulağa yayılan bu yanlış inanışların önüne geçmek, balın olumlu etkilerinden doğru şekilde yararlanabilmek ve olası olumsuz durumları engellemek açısından büyük önem taşımaktadır.
Balın şekerlenmesi veya katılaşması, saklama koşullarına ve içeriğindeki bileşenlere bağlı olarak gelişen tamamen doğal bir süreçtir. Toplumda bu durumun sadece hakiki bala özgü olduğu düşünülse de, donan her balın doğal olduğunu söylemek doğru bir yaklaşım değildir. Üstelik belirli bitki özlerinden elde edilen bazı özel bal çeşitleri, yapıları gereği hiçbir zaman kristalize olmazlar.
Balın renginin koyuluğu, onun kalitesini veya doğallığını gösteren bir ölçüt kesinlikle değildir. Bu renk çeşitliliği tamamen arıların nektar topladığı bitki ve çiçek türlerine göre belirlenir; dolayısıyla açık renkli çeşitler olduğu gibi, bazı bitki özlerinden üretilenler de doğal olarak çok daha koyu tonlara sahip olabilir.
Balın mutlaka çok tatlı olması gerektiği düşüncesi tamamen hatalıdır çünkü bu besinin aroması elde edildiği bitki örtüsüne göre farklılık gösterir. Bazı çeşitler alışılmışın dışında acımsı bir lezzete sahipken, bazı bitkilerden üretilenler ise daha ekşi tonlar barındırabilir. Dolayısıyla bir balın tadındaki bu keskinlik veya farklılık, onun kalitesiz olduğunu değil, sadece toplandığı polen ve nektarın doğal yapısını gösterir.
Hakiki balın mutlaka boğazda yanma hissi uyandırması gerektiği inanışı doğru değildir. Balın sertliği ve boğazdaki etkisi tamamen toplandığı bitki türüyle ilgilidir; örneğin sıkça tüketilen bazı çiçek balları son derece yumuşak içimli bir yapıya sahipken, polen oranı yüksek olan dağ balları ya da özel ağaç balları daha keskin ve acımsı dokularıyla genizde belirgin bir yanma hissi bırakabilir.
Doğal bir tatlandırıcı olan bal, yapay ve ilave tatlandırıcılar barındırmasa da kendiliğinden organik şeker bileşenleri içerir. Bu nedenle, içinde beyaz şeker olmaması balın şekersiz olduğu anlamına gelmez ve her çeşidinin belirli bir oranda doğal glukoz barındırdığı unutulmamalıdır. Özellikle şeker hastalarının bu yanılgıya düşmeden, balın da kan şekerini etkileyebilecek bir gıda olduğunu bilerek tüketim miktarında son derece ölçülü ve dikkatli olmaları gerekir.
UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.