
111 kilodan 66
111 kiloyla başladığı yolculuğunda yalnızca bir yıl içinde 45 kilo vererek 66 kiloya düşen Graun, bu değişimin mucize bir diyetle değil, her gün uyguladığı sürdürülebilir alışkanlıklarla gerçekleştiğini söylüyor. İşte genç kadının altın kuralları.
Çocukluk yıllarından itibaren kilo vermeye çalıştığını anlatan Graun, sık sık uyguladığı şok diyetler nedeniyle yıllarca kilo alıp verdiğini belirtiyor. Ancak bu döngü hiçbir zaman kalıcı olmadı. Hamilelik döneminde yaşadığı sağlık sorunları ve tip 2 diyabet riskinin yükselmesi ise onun için bir dönüm noktası oldu.
Graun'un hayatında değiştirdiği ilk alışkanlıklardan biri sabah rutini oldu. Egzersizi akşam saatlerine bırakmanın çoğu zaman yorgunluk ve erteleme bahanesi oluşturduğunu fark eden Graun, çocukları uyanmadan önce kalkıp kendine zaman ayırmaya başladı. Sabahın erken saatlerinde eliptik bisiklete binen, direnç egzersizleri yapan ve tempolu yürüyüşe çıkan Graun, bu sayede sporun günlük hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini söylüyor.
Graun'un en çok dikkat çektiği konu ise protein tüketimi oldu. Ona göre uzun süre tok kalmanın ve gereksiz atıştırmaları azaltmanın en etkili yollarından biri her öğünde yeterli miktarda protein almak. Kahvaltıda poğaça, simit veya şekerli yiyecekler yerine yumurta, yoğurt, peynir ya da benzeri protein kaynaklarını tercih ettiğini söyleyen Graun, bu değişiklik sayesinde gün içinde yaşadığı açlık krizlerinin büyük ölçüde azaldığını ifade ediyor.
Graun, beslenmesinin büyük bölümünü doğal ve mümkün olduğunca az işlenmiş gıdalardan oluşturmaya özen gösterdi. Et, yumurta, peynir, sebze ve meyveler günlük menüsünün temelini oluştururken paketli ürünleri önemli ölçüde azalttı. Zaman zaman canı tatlı veya cips istediğinde ise kendini tamamen yasaklamadı. Gün içinde besleyici öğünlerle doyduğu için küçük porsiyonlarla yetinmenin çok daha kolay olduğunu söylüyor.
Graun'un kilo verme sürecinde vazgeçmediği alışkanlıklardan biri de besin takibi oldu. Gün içinde tükettiği her yiyeceği not ederek ne kadar enerji aldığını takip etti. Uzmanlara göre besin günlüğü tutmak, özellikle kilo verme sürecinde farkındalığı artırabiliyor. Dışarıda yenilen bir tatlı ya da küçük görünen atıştırmalıkların toplam kalori miktarı çoğu zaman tahmin edilenden yüksek olabiliyor.
Graun'un en önemli değişimlerinden biri de beslenmeye bakış açısını değiştirmesi oldu. Eskiden yaptığı gibi tek bir kaçamak yüzünden bütün günü bozmak yerine, bir sonraki öğünde yeniden sağlıklı seçimler yapmaya odaklandı. Bir kurabiye ya da küçük bir tatlı tüketmenin bütün süreci mahvetmediğini söyleyen Graun, asıl başarının her gün yeniden doğru tercihler yapabilmekten geçtiğini vurguluyor.
UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.