
Evini, arabasını, tencerelerini bile sattı! 3 yıldır yolcu gemisinde:
Hikaye aslında onlarca yıl öncesine dayanıyor. Libby Rome, ilk kez 18 yaşındayken bindiği bir gemide Karayipler'in plajlarında dolaşırken kendine sessiz bir söz vermişti: Bir gün bu hayata geri dönecekti. O günlerde bunun gerçekten mümkün olacağını belki de hayal bile edemiyordu.
Yıllar sonra, 29 yaşında çalıştığı bilgisayar şirketinde tanıştığı Dan ile evlendiğinde bu hayal yeniden gündeme geldi. Çift, bir gün yapacakları büyük maceralardan söz etmeye başlamıştı bile. Ancak o 'bir gün' gelene kadar hayat, klasik akışında devam etti: İş değişiklikleri, ülke değişiklikleri, bir kızları oldu.
2004'te Libby'nin işi aileyi ABD'den Kanada'ya taşıdı. Üç odalı bir evi boşaltırken karşılaştıkları eşya yığını, çiftin gözünü açan ilk kırılma noktası oldu. Biriktirme hastalığı olmayan bu insanlar bile, sıradan bir evin yıllar içinde nasıl bu kadar çok eşya toplayabildiğine şaşırmıştı.
Asıl dönüm noktası ise 2010'da geldi. Libby'ye Londra'da bir iş teklifi geldiğinde, bu taşınmayı fazlalıklardan kurtulmak için bir fırsata çevirdiler. Sonuç mu? Üç kişilik ailenin tüm eşyası sadece altı bavula sığdı. Libby o günü, üzerinden kelimenin tam anlamıyla bir yük kalkmış gibi hissettiğini anlatıyor.
2013'te ABD'ye dönüldüğünde kızları Sarah üniversite için Hollanda'ya yerleşmişti. Libby sürekli seyahat gerektiren bir BT danışmanlığı işine başlarken, yazar ve girişimci olan eşi Dan her yerden çalışabilecek bir düzene geçmişti.
İşte tam bu noktada çift, çoğu insanın 'güvenli liman' saydığı bir şeyden vazgeçti: kendi evleri olmasından. Sürekli seyahat eden biri için nadiren kullanılacak bir ev satın almak mantıklı değildi. Kiralık bir üs seçeneğini bile düşündüler ama iş seyahatlerinin otel masraflarını zaten karşılaması, onları tamamen farklı bir modele yöneltti: Sürekli otellerde yaşamak.
Sayılar akıllara durgunluk veriyor: Çift, çalışma dönemlerinde sadece Dan'in yemek ve çamaşır gibi masraflarını karşılıyordu, bu da günlük yaklaşık 75 sterline denk geliyordu. Üstelik biriken sadakat puanları, konaklama masraflarının büyük kısmını karşılamaya bile yetiyordu.
Elbette bu hayat tarzı bedelsiz değildi. Libby, çok sevdiği bowling liginden ve el sanatları hobisinden sürekli taşınmak yüzünden vazgeçmek zorunda kaldığını itiraf ediyor. Yemek pişirme ve ev temizliği derdinden kurtulmanın keyfini çıkarsa da, alışkanlıklarından bazılarını geride bırakmak kolay olmadı.
Kendi evine sahip olmamanın 'mali açıdan sorumsuzluk' olarak görülebileceğinin farkında olan Libby, aile ve arkadaş çevresinin (bu yaşam tarzını kendileri asla seçmeyecek olsalar da) her zaman destekleyici davrandığını söylüyor. Teknoloji sayesinde nerede olursa olsun bir topluluk kurabildiğini ve hiçbir zaman yalnız hissetmediğini de ekliyor.
Çift tam altı yıl boyunca bu şekilde, otelden otele geçerek yaşadı. Bu sürecin sonunda tek bir şeyden emindiler: Klasik banliyö hayatına, bir ev sahibi olmaya bir daha asla dönmek istemiyorlardı. Ve bugün geldikleri nokta, belki de bu hikayenin en beklenmedik dönüşü: kalıcı olarak yolcu gemilerinde yaşamak.
UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.