TBMM Genel Kurulu

Temmuz 28, 2026

Aliekber METE/ ANKARA, (DHA)- TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, öğrenci affına yönelik düzenlemeleri de içeren, 'Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

TBMM Genel Kurulu, öğrenci affına yönelik düzenlemeleri de içeren, 'Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul salonunda siyasi parti gruplarının oturma düzeni değişikliklere gidildi. Yapılan değişiklikle geçten hafta kurulan Yeni Parti Grubu, CHP'nin oturduğu sıralara geçti. CHP grubu ise MHP ile DEM Parti sıralarına geçti.

AK PARTİ'NİN MECLİS'İN 6 AĞUSTOS'A KADAR ÇALIŞMASINA İLİŞKİN ÖNERGESİ KABUL EDİLDİ

Genel Kurul'da gündem dışı konuşmalar, milletvekillerine verilen 1'er dakikalık konuşma, grup başkanvekillerinin ülke gündemine ilişkin değerlendirmeleri sonrasında siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığına sunduğu önergelerin görüşmelerine geçildi. Yeni Yol, İYİ Parti, CHP, DEM Parti ve Yeni Parti'nin önergelerinin ardından AK Parti'nin TBMM Genel Kurulu'nun çalışma takvimine ve süresinin ise 6 Ağustos Perşembe gününe kadar çalışmasına ilişkin önergesine geçildi. Siyasi parti gruplarının değerlendirmeleri sonrasında önerge kabul edildi.

Ardından teklife geçildi. Teklifin tümü üzerine söz alan Yeni Yol Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, "Bugün kürsüye çıktığımızda dünya üniversiteleriyle yarışan, ürettiği bilimle insanlığa ışık tutan, akademik özgürlüğü ve liyakati esas alan, gençlerimize geleceğe dair umut aşılayan köklü bir yükseköğretim reformunu konuşalım. Gönül isterdi ki öğretmenlerimizin, akademisyenlerimizin, öğrencilerimizin senelerdir biriken kronikleşmiş dertlerine derman olacak kanun maddelerini müzakere edelim. Fakat ne yazık ki önümüzde duran metin ne eğitim sistemimizin gerçekleriyle uyuşmakta ne de akademinin ve eğitim camiamızın derinleşen yaralarına merhem olmaktadır. Bu teklif vizyondan uzak, mantıktan yoksun, 'Yaptım, oldu' anlayışıyla hazırlanmış, bürokratik vesayeti daha sıkılaştıran teknik bir yamalı bohçadan ibarettir" ifadelerini kullandı.

'TEKLİF YÖK'ÜN ÜNİVERSİTELER ÜZERİNDEKİ VESAYETİNİ TAHKİM EDİYOR'

İYİ Parti Grubu adına söz alan Manisa Milletvekili Şenol Sunat, teklifin üniversitelerin temel sorunlarını ve akademisyenlerin önünü kapatan bir teklif olduğunu belirterek, "Teklifin genel gerekçesine baktığımızda da aynı özensizliği görüyoruz. Bir etki analizi yok, bir ihtiyaç analizi yok. Sorunların hangi verilerle tespit edildiği belli değil. Üniversiteler üzerindeki ekonomik etkiler hiç hesaplanmamış. Akademisyen üzerindeki etkiler göz ardı edilmiş, öğrenci üzerindeki etkiler maalesef hesaplanmamış. Velhasıl bu teklif teknik görünüyor ama aslında yürütmenin YÖK üzerindeki ve YÖK'ün üniversiteler üzerindeki vesayetini yeniden tahkim ediyor. Bir taraftan Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının boşluğunu doldururken diğer taraftan yeni yetkiler ve geniş takdir alanları oluşturuyor. Özellikle vakıf üniversiteleri, teknoloji transferi, öğrenci rejimi ve kadro ihdası bu açıdan dikkat çekiyor" diye konuştu.

Teklifin torba yasa usulüyle hazırlanmasını eleştiren CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazlı Kasap, "Bu kanun teklifinin içeriğine bakıldığında; içerik olarak saraydaki mutfak kokuyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, yönetim sistemi için demiştiniz ki, 'Bu kanun tekliflerini milletvekilleri hazırlayacak.' Maalesef öyle bir emare yok. TBMM daha hızlı çalışacaktı; TBMM daha işlevsel, daha fonksiyonel olacaktı, daha verimli olacaktı; maalesef yok. Burada TBMM iradesi devredilmiştir, irademize sahip çıkmamız gerekiyor, maalesef bu kanun teklifinde onu göremiyoruz. Bakın, dışarıda öğretmenler, özel sektör öğretmenleri haklarını aramak için çaba içindeler ama siz oralı değilsiniz, TBMM'nin görevidir, çözümü var ama bu torba yasada yok" dedi.

'YÖK ÜNİVERSİTELERİN ÖNÜNÜ AÇAN BİR ŞEKLE DÖNÜŞMEK ZORUNDADIR'

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise teklif ile birlikte Yükseköğretim Kurumları'nın üstlendiği misyonun hayati boyutlara ulaştığını vurgulayarak, "YÖK sadece üniversiteleri denetleyen, bürokratik çarkları döndüren hantal bir mekanizma olmaktan çıkıp küresel rekabette üniversitelerimizin önünü açan, bilimsel üretimi koordine eden, stratejik aklı temsil eden dinamik bir orkestra şekline dönüşmek zorundadır. Yükseköğretim sistemimiz eğitim ve öğretim faaliyetlerinin niteliği, sarsılmaz akademik etik ilkeleri, bilimsel üretimin tavizsiz teşviki ve kamu kaynaklarının millete hizmet yolunda hakkaniyete uygun kullanımı bakımından sürekli kendini yenilemek mecburiyetindedir. Durağanlığın gerilemekle eş değer olduğu bu acımasız asırda üniversitelerimiz bilginin sadece ezberletildiği değil üretildiği, işlendiği, patente dönüştüğü ve aziz milletimizin refahına sunulduğu milli kuluçka merkezleri olmak zorundadır" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak haberi oku