
Sonucu domino etkisi gibi: Kalp ameliyatı olunca cilt kanserini yendi!
İleri evre cilt kanseriyle mücadele eden hastanın kanseri beklenmedik şekilde geriledi. Üstelik bu gelişme, kanser nedeniyle değil tamamen farklı bir sağlık problemi nedeniyle geçirdiği kalp ameliyatından sonra ortaya çıktı.
Vakadaki hastanın cilt kanseri 4. evreye ulaşmıştı. Kanser lenf düğümlerinin yanı sıra karaciğere ve sol uyluk kemiğine kadar yayıldı. Başka bir ifadeyle, hastalık artık başladığı bölgeyle sınırlı değildi ve uzak organ metastazları bulunuyordu.
Hastaya kanseri kontrol altına almak amacıyla sistemik tedaviler uygulandı. Ancak bildirilen vakaya göre ciddi yan etkiler nedeniyle tedavinin kesilmesi gerekti ve tümörlerde beklenen küçülme görülmedi. Tam bu sırada hastanın kanserden bağımsız başka bir sağlık problemi gündeme geldi. Kalp kapaklarından birinde ciddi daralma tespit edilmişti ve bunun düzeltilmesi için kalp ameliyatı geçirmesi gerekiyordu. Hastanın ameliyat edilmesiyle birlikte olayların seyri hiç beklenmedik biçimde değişti.
Kalp ameliyatının ardından hastada bakteriyel bir enfeksiyon ortaya çıktı. Bu ayrıntı araştırmacıların özellikle üzerinde durduğu noktalardan biriydi. Araştırmacıların üzerinde durduğu olasılığa göre ameliyat ve sonrasında yaşanan enfeksiyon hastanın bağışıklık yanıtını beklenmedik şekilde değiştirmiş olabilir. Ancak bunun hastadaki melanom gerilemesinin doğrudan nedeni olduğu gösterilmiş değil.
Hastanın sonraki kontrollerinde doktorların karşısına oldukça sıra dışı bir tablo çıktı. Daha önce farklı bölgelere yayılmış olan melanom artık görüntülenemiyordu. Kanserin tamamen gerilediğinin söylenmesi hasta için de beklenmedik bir gelişmeydi. Vaka, kanser literatüründe 'spontan regresyon' olarak adlandırılan son derece ilgi çekici bir olguyu yeniden gündeme getirdi.
Avustralya'daki sıra dışı vakada araştırmacılar ameliyat ve enfeksiyonun benzer biçimde güçlü bir değişikliğe yol açmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Kanserin ortadan kaybolması tek başına dikkat çekici bir tıbbi vaka oluştururken yaklaşık iki yıl sonra yaşanan başka bir olay araştırmacıların ilgisini daha da artırdı.
Bir arı tarafından sokulan hastanın vücudu bu duruma tepki verdi. Anafilaksi, dakikalar içerisinde gelişebilen, solunum ve dolaşım sistemini etkileyebilen ve yaşamı tehdit edebilen ciddi bir sistemik alerjik reaksiyon. Buradaki şaşırtıcı ayrıntı elbette ki hastanın geçmişiydi. Adam daha önce defalarca arı tarafından sokulduğunu ve hiçbir ciddi alerjik reaksiyon yaşamadığını bildirmişti. Buna rağmen bu kez bağışıklık sistemi arı zehrine çok güçlü tepki vermişti.
Bu noktada önemli bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek gerekiyor. Bir kişinin geçmişte defalarca arı tarafından sokulmuş ve hiçbir sorun yaşamamış olması gelecekte anafilaksi geliştiremeyeceği anlamına gelmiyor. Araştırmacıların dikkatini çeken nokta ise çok kısa sayılabilecek bir zaman diliminde aynı kişide iki farklı değişikliğin yaşanması…
Araştırmacılar hastanın bağışıklık sisteminin ameliyat ve enfeksiyon sonrasında daha güçlü veya farklı bir tepki verme eğilimine girmiş olabileceğini düşünüyor. Böyle bir değişiklik teorik olarak bağışıklık hücrelerinin tümörü daha iyi tanımasına katkıda bulunmuş olabilir.
UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.