
Bayram yolunda en büyük risk: Dikkatsizlik ve yorgunluk! 2 saat kuralı hayat kurtarıyor
Emniyet kemerinin yalnızca sürücü için değil tüm yolcular için zorunlu olduğuna dikkat çeken Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, “Sürücünün kendisi her zaman emniyet kemerini takılı halde sürüş yapmalı, arka koltuklar dahil tüm yolcuların emniyet kemerlerini takmalarını sağlamalıdır” ifadesinde bulundu. “Sürüş esnasında diğer sürücülerin yapacakları davranışları tahmin etmeyin” uyarısında da bulunan Özgür Şener, “Diğer taşıttaki sürücünün ne yapacağını bilme şansınız yok. Yeni sürüşe başlamış bir sürücü olabilir, sürüş kurallarını bilmiyor olabilir, yeterince iyi reflekslere sahip olmayan bir sürücü olabilir, hasta olabilir, telefon ile görüşüyor olabilir, tehlike bilinci olmayan bir sürücü olabilir, mental olarak sürüşe uygun bir durumda olmayabilir, uykusuz ve yorgun sürüş yapıyor alabilir. Her zaman kendi sürüş davranışlarınıza odaklanın. Güvenli olmayacağını düşündüğünüz hiçbir sürüş davranışında bulunmayın” şeklinde konuştu.
Bayram yolculuğu öncesinde araç bakımının hayati önem taşıdığını vurgulayan Şener, “Taşıtın yetkili servis bakımlarının iyi seviyede yapılmış olması (Yağ kalitesi ve seviyesi uygun, elektrik sistemi uygun, aküsü uygun, silecekleri çalışır durumda, fren sistemleri uygun, aydınlatma sistemleri çalışır ve ayarlı durumda, özellikle ön camında kırık, çatlak olmaması, herhangi bir motor arızası olmaması, antifrizli cam suyu olması sağlanmalıdır). Lastiklerinde yırtık, yarık olmaması ve diş derinliklerinin uygun olması (yasal limit 1,6 milimetre olmakla birlikte güvenli sınırı yaz lastiklerinde 3 milimetre, kış lastiklerinde 4 milimetredir). Lastik hava basınçlarının fabrika ayarlarında olması (taşıtın lastiklerine uygun hava basınç bilgisi, taşıtın kılavuz kitabında, akaryakıt deposu kapağı veya sürücü kapısının içinde yazmaktadır). Unutmayınız lastik basınçları kış koşullarında veya yaz koşullarında değiştirilmez. Her zaman ve şartta fabrika değerlerinde olması gerekmektedir)” şeklinde bilgi verdi.
Sürücülerin tüm yasal hız limitlerine uygun araç kullanması gerektiğini vurgulayan Şener, “Sürüş esnasında asla cep telefonu kullanılmamalı, yiyecek ve içecek tüketilmemelidir. Sürücünün dikkati yalnızca yolda olmalıdır” ifadelerini kullandı. Trafik işaretlerinin anlamlarına ilişkin önemli bilgiler paylaşan Şener, “Trafik işaretlerine uygun sürüş yapılmalıdır. Kırmızı üçgen şeklindeki işaretler sürücülere yaklaşan bir tehlikeyi önceden haber verir. Kırmızı yuvarlak içindeki işaretler ise yasak bildirir; hız limitleri, sollama yasağı ya da taşıt giriş yasağı gibi sürücünün yapmaması gereken davranışları ifade eder” diye konuştu. Bilgilendirici işaretlerin genellikle mavi zemin üzerine beyaz sembollerle oluşturulduğunu belirten Şener, “Şerit düzenlemeleri, anayol bilgileri ve yönlendirmeler bu tabelalarla sürücülere aktarılır. Duraklama ve park etme işaretleri park koşullarını düzenlerken, otoyol işaretleri de otoyola özgü sürüş kurallarını belirler” dedi.
Seyahatin kesintiye uğraması kriz değil, doğru yönetilmesi gereken bir süreçtir
Yolculukların her zaman planlandığı gibi ilerlemeyebileceğini ifade eden Şener, özellikle araç arızaları, kazalar veya teknik problemler gibi rutin dışı durumlarda sürücülerin doğru hareket etmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. “Seyahatin kesintiye uğraması bir kriz değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilecek bir süreçtir. Ancak bu sürecin güvenli şekilde yönetilebilmesi hem seyahat öncesi alınan tedbirlere hem de olay anındaki doğru davranışlara bağlıdır” diyen Şener, araç durdurulurken güvenliğin birinci öncelik olması gerektiğini vurguladı.
Araç arızası veya zorunlu duruş durumlarında sürücülerin öncelikle güvenli bir alan seçmesi gerektiğini belirten Şener, “Araç mümkün olan en kısa sürede trafik akışını engellemeyecek şekilde yolun sağında veya emniyet şeridinde durdurulmalıdır. Viraj içleri, tepe üstleri ve görüşün kısıtlı olduğu bölgelerde kesinlikle durulmamalıdır” ifadelerini kullandı. Araç durduktan sonra dörtlü ikaz lambalarının hemen yakılması gerektiğini kaydeden Şener, “Yangın, yoğun duman ya da çarpışma riski gibi acil durumlar dışında yolcuların kontrolsüz şekilde araçtan inmesine izin verilmemelidir. Özellikle otoyollarda yapılan en büyük hatalardan biri, yolcuların bilinçsiz şekilde araçtan çıkmasıdır” dedi.
Araçtan çıkılması gereken durumlarda reflektörlerin uygun mesafeye yerleştirilmesi gerektiğini ifade eden Şener, gece koşullarında reflektif yelek kullanılmasının önemine dikkat çekti. “Yolcular mutlaka bariyer arkası ya da yol dışındaki güvenli alanlarda beklemelidir.” diyen Şener, acil durumlarda ilgili kurumlara hızlı şekilde bilgi verilmesi gerektiğini söyledi. Bayram yolculuklarında alınacak basit ama kritik önlemlerin trafik kazalarının önüne geçebileceğini belirten Özgür Şener, “Seyahatin kesintiye uğraması bir kriz değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilecek bir süreçtir. Ancak panik ve kontrolsüz hareketler mevcut riski katlayarak artırabilir” dedi. Bu tür olaylarda paniğin en büyük risk olduğunu vurgulayan Şener, “Sürücü yönlendirici olmalı, yolcular sürücünün talimatlarına uymalıdır. Kontrolsüz hareketlerden ve yol üzerinde beklemekten kesinlikle kaçınılmalıdır” şeklinde sözlerini tamamladı.