
‘Sağlıklı’ yiyecekler size kilo aldırıyor! Obezite doktoru: ‘Sorun kötü yiyeceklerde değil’ – Sağlıklı Beslenme
Çift uzmanlık sahibi bir iç hastalıkları ve obezite tıbbı doktoru olan Malhotra, yıllarca süren klinik deneyimi onu şu sonuca götürdü: Hastaların çoğu yanlış yiyor ancak bilerek değil. Sağlıklı olduğunu düşünerek yiyor ve işte asıl sorun da tam orada başlıyor.
Listeye en sürpriz girişle başlayalım: Meyve suyu. "Çoğu insan bunun sağlıklı olduğunu düşünüyor" diyen Malhotra "Gerçekte metabolizma sağlığı için en kötü şeylerden biri" ifadelerini kullandı. Meyveden lifi çıkarıp sadece suyunu içtiğinizde, vücudunuza çok hızlı şeker girişi oluyor. Bu da insülin seviyesinde ani bir artışa ve karın bölgesinde yağ depolanmasına yol açıyor. Hatta bazı hastalarının yalnızca günlük portakal suyu alışkanlığından vazgeçerek kilo verdiğini aktarıyor. "Bütün meyve sorun değil. Sorun meyve suyu. Ve evet, buna yeşil smoothie de dahil" diye vurguladı.
Rafine karbonhidratlar, yani beyaz ekmek, makarna, erişte ve hamur işleri, listenin bir diğer önemli kalemi. Malhotra'ya göre bu ürünlerin glisemik yükü çok yüksek. Yani kan şekerini hızla yükseltiyor, bu da insülin seviyesini ani şekilde artırıyor. İnsülin yüksek olduğunda ise vücut yağ yakmak yerine yağ depolamaya başlıyor. "Bu yiyecekleri azalttığında hastalar daha az şişkinlik, daha istikrarlı enerji ve özellikle karın bölgesinde kademeli yağ kaybı görüyor" diyor.
"Yüksek protein", "düşük yağ", "glutensiz"… Bu etiketler sağlıklı seçim yaptığınız hissini veriyor. Ancak Malhotra bu pazarlama diline temkinli yaklaşıyor. Bu ürünlerin büyük çoğunluğu yüksek miktarda şeker, rafine karbonhidrat ya da yapay tatlandırıcı içeriyor. Kalori sayısı düşük görünse bile glikoz ve insülin seviyelerini hızla yükseltiyor. "Zamanla bu durum vücudu yağ depolama modunda tutuyor ve açlığı artırıyor" diyor. Hastalar bu ürünleri bıraktığında ise yeme isteğinin belirgin biçimde azaldığını ve gün boyu enerjilerinin daha dengeli seyrettiğini fark ediyorlar.
"Sıvı kaloriler tokluk hissi vermiyor" diyor Malhotra. Yani 300 kalorilik bir içecek içseniz bile mideniz dolu hissetmiyor ve yemeye devam ediyorsunuz. Üstelik bu içeceklerin büyük bölümünde karaciğerde alkol gibi davranan fruktoz bulunuyor. Bu da karaciğer yağlanmasına ve insülin direncine zemin hazırlıyor. Sadece şekerli içecekleri diyetten çıkarmak bile kilo ve metabolik sağlıkta büyük fark yaratabilir.
Cips, fast food, paketlenmiş atıştırmalıklar… Bunların zararlı olduğu pek çok kişi için sır değil. Ancak Malhotra önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyor: Bu yiyecekler yalnızca kalori yüklemiyor, aynı zamanda açlık sinyallerini bozuyor. "Hastalar bunları azalttığında yeme isteği önemli ölçüde düşüyor ve yeme alışkanlıkları üzerinde daha fazla kontrol hissediyorlar."
Son yıllarda Ozempic gibi GLP-1 ilaçları kilo yönetiminde devrim yarattı. Malhotra bu ilaçların etkinliğini kabul ediyor ancak tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. "Bu ilaçlar hâlâ diyet değişiklikleri ve egzersizle birlikte kullanıldığında en iyi sonucu veriyor."
UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.