
Antrenörün görüntüsü bambaşkaydı!
Uzun yıllardır sporun içinde olan ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarına sahip olduğunu belirten D'Arcy, 46 yaşında menopoz öncesi döneme girdiğinde kısa sürede belirgin kilo artışı yaşadığını söyledi. Vücudunun sadece birkaç ay içinde tamamen değiştiğini ifade eden uzman isim, bunun kendisi için sarsıcı bir deneyim olduğunu aktardı.
D'Arcy, yıllardır danışanlarına önerdiği yöntemleri önce kendi üzerinde denediğini ancak bu kez eski kuralların işe yaramadığını vurguladı. Düzenli egzersiz, kontrollü beslenme ve disiplinli yaşam tarzına rağmen sonuç alamayınca yeni bir yaklaşım gerektiğini fark ettiğini belirtti.
Uzmanlara göre 40’lı yaşlardan sonra metabolizma doğal olarak yavaşlayabiliyor. Kas kütlesinde azalma başladıkça vücudun gün içinde harcadığı enerji de düşüyor. Aynı beslenme düzeni sürse bile geçmiş yıllara göre daha kolay kilo alınmasının temel nedenlerinden biri bu değişim olarak gösteriliyor.
Birçok kadın özellikle bel çevresinde artan yağlanmadan şikayet ediyor. Bunun nedeni sadece fazla kalori almak değil. Uyku kalitesinin düşmesi, kortizol seviyesinin yükselmesi ve düzensiz yaşam temposu da süreci hızlandırabiliyor. Araştırmalar, kronik stres yaşayan kişilerde iştah kontrolünün daha zor hale gelebildiğini gösteriyor.
D'Arcy, yaşadığı kırılma noktasından sonra planlı bir sistem kurduğunu söyledi. Rastgele egzersiz yapmak yerine haftalık düzene geçtiğini belirten antrenör, kuvvet çalışmalarını merkeze aldığını ifade etti. Beslenme tarafında ise az yemek yerine yeterli ve dengeli yemeyi öğrendiğini vurguladı.
Dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri ağırlık antrenmanı oldu. Orta yaş döneminde sadece kardiyo yapmak yerine kas kütlesini koruyacak çalışmaların çok daha etkili olduğunu söyledi. Kas dokusu arttıkça metabolizmanın da daha aktif çalıştığını belirtti. Fitness dünyasında uzun süredir konuşulan bu yaklaşım bilimsel çalışmalarla da destekleniyor. Direnç egzersizleri kemik yoğunluğunu korumaya yardımcı olabiliyor. Bu durum özellikle menopoz sonrası dönemde önem kazanıyor.
Programın ikinci ayağında ise protein ağırlıklı beslenme yer aldı. Pek çok kişinin kilo vermek için ilk olarak porsiyon küçülttüğünü hatırlatan uzman isim, asıl meselenin yeterli besin almak olduğunu vurguladı. Sabah kahvaltısının da yeniden önem kazandığını söyledi. Özellikle yumurta, yoğurt, peynir, somon ve lifli besinlerle yapılan kahvaltıların gün içindeki açlık krizlerini azaltabildiğini aktardı.
Günlük hareket miktarı da değişimin önemli parçalarından biri oldu. D'Arcy, her gün yürüyüş yapmayı alışkanlık haline getirdiğini söyledi. Sabah yürüyüşlerinin hem zihnini rahatlattığını hem de güne daha enerjik başlamasını sağladığını ifade etti. Uzmanlar da gün içine yayılan adım sayısının kilo kontrolünde etkili olduğunu vurguluyor.
Uyku düzeni ise çoğu zaman gözden kaçan konu olarak öne çıkıyor. Yetersiz uyku, açlık hormonlarını etkileyerek gün içinde daha fazla yeme isteği oluşturabiliyor. Uzmanlar, kaliteli uykunun kilo verme sürecinde beslenme kadar önemli olduğunu belirtiyor. Her gün kusursuz ilerlemenin mümkün olmadığını belirten antrenör, önemli olanın birkaç kötü gün sonrası yeniden rutine dönmek olduğunu aktardı.
UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.