‘Ölüm sertliği’ geçmeden et tüketmeyin! 12-24 saat kuralına dikkat – Sağlık Haberleri

Haziran 16, 2026

Toplumda sık söylenen “eti dinlendirmek gerekir” ifadesinin bilimsel bir karşılığı bulunmaktadır. Kesim sonrası ette “rigor mortis” yani ölüm sertliği adı verilen doğal bir biyolojik süreç gelişmektedir. Bu süreçte kas hücrelerinde enerji kaynağı olan ATP azalmakta ve kas lifleri geçici olarak sertleşmektedir. Bu nedenle yeni kesilmiş et hem daha sert olmakta hem de sindirimi zorlaşmaktadır. Özellikle mide hassasiyeti, reflü veya kalp hastalığı olan kişilerde ağır sindirim yükü; çarpıntı, tansiyon yükselmesi ve nefes darlığı gibi yakınmaları artırabilmektedir. Etin ideal olarak 12-24 saat dinlendirilmesi önerilmektedir.

Kırmızı et kaliteli bir protein kaynağıdır ancak fazla miktarda tüketildiğinde yüksek doymuş yağ ve kolesterol içeriği nedeniyle damar sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratabilmektedir. Özellikle yağlı etlerin yoğun tüketimi sonrası kandaki trigliserid seviyeleri hızla yükselebilmektedir. Bilimsel çalışmalar; ağır yağlı öğünlerin damar iç yüzeyinde geçici fonksiyon bozukluğu oluşturabildiğini göstermektedir. Bu durum damarların gevşeme kapasitesini azaltabilmekte ve özellikle kalp hastalarında risk oluşturabilmektedir. Bu nedenle et tüketiminde porsiyon kontrolünün sağlanması önem taşımaktadır.

Bayram sofralarında kavurma, sucuk, işlenmiş etler ve fazla tuzlu gıdalar sık tüketilmektedir. Fazla tuz alımı vücutta sıvı tutulmasına neden olurken tansiyonun yükselmesine yol açabilmektedir. Özellikle kalp yetersizliği hastalarında nefes darlığı, bacaklarda şişlik ve tansiyon yükselmesi görülebilmektedir. İleri yaş hastalarda ani tansiyon yükselmeleri inme riskini de artırabilmektedir. Bu nedenle yemeklere ilave tuz eklenmemesi ve işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması önerilmektedir.

Etin yüksek ateşte yakılarak pişirilmesi sırasında damar sağlığı açısından zararlı bazı kimyasallar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle kömürleşmiş et tüketiminin uzun vadede hem damar sağlığı hem de genel sağlık üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Etin kontrollü ateşte, yakmadan ve aşırı yağ kullanımından kaçınılarak pişirilmesi daha sağlıklı bir tercih oluşturmaktadır.

Bayram döneminde sadece et değil, şerbetli tatlı ve şeker tüketimi de ciddi şekilde artmaktadır. Ani şeker yükselmeleri özellikle diyabet hastalarında damar yapısını olumsuz etkileyebilmektedir. Aynı zamanda yüksek şeker tüketimi trigliserid seviyelerini artırarak kalp-damar hastalığı riskine katkıda bulunabilmektedir. Tatlı tüketiminde porsiyon kontrolünün sağlanması ve mümkün olduğunca hafif alternatiflerin tercih edilmesi önerilmektedir.

Bayram döneminde uzun süre oturmak, ağır yemekler tüketmek ve günlük hareketin azalması kalp sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle gün içinde yeterli su tüketilmesi, hafif yürüyüşlerin ihmal edilmemesi ve düzenli ilaç kullanımının aksatılmaması önem taşımaktadır. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler ortaya çıktığında ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir.

UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

Kaynak haberi oku