Anne adayları dikkat! Mutfaktaki hijyen hataları bebek sağlığını nasıl etkiler?

Nisan 27, 2026

Gebelik sürecinde beslenme düzeninin anne ve bebek sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ezgi Oktay, bu dönemde alınan besinlerin bebeğin gelişiminde önemli rol oynadığını belirtti.

Gebeliğin anne vücudunun hem kendi ihtiyaçlarını hem de gelişmekte olan bebeğin gereksinimlerini karşılamak zorunda olduğu özel bir dönem olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Oktay, “Bu süreçte alınan besinler bebeğin organ gelişimi, beyin gelişimi, kemik yapısı ve bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkilidir” diye konuştu.

Yeterli ve dengeli beslenmenin gebelik sürecinde ortaya çıkabilecek bazı risklerin azaltılmasına yardımcı olduğunu belirten Op. Dr. Oktay, “Dengeli beslenme düşük doğum ağırlığı, erken doğum ve bazı doğumsal anomalilerin görülme riskini azaltabilir. Aynı zamanda anne adayında gelişebilecek kansızlık gibi sorunların önlenmesine de katkı sağlar” diye konuştu.

Gebelikte en sık yapılan beslenme hatalarından birinin “iki kişilik yemek” anlayışı olduğunu belirten Op. Dr. Ezgi Oktay, “Gebelikte en sık karşılaştığımız hatalardan biri daha fazla yemek ile daha doğru beslenmek arasındaki farkın gözden kaçmasıdır. İki kişilik yemek düşüncesiyle gereğinden fazla kalori almak, protein ve sebze tüketiminin yetersiz olması, şekerli ve paketli gıdaların sık tüketilmesi, demir ve folat açısından zengin gıdaların ihmal edilmesi, öğün atlamak veya uzun süre aç kalmak ve yetersiz sıvı tüketimi en sık karşılaştığımız hatalar arasındadır” ifadelerini kullandı.

Enerji ihtiyacının gebeliğin dönemlerine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Op. Dr. Oktay, “İlk trimesterde genellikle ek kalori ihtiyacı yoktur ya da çok azdır. İkinci trimesterde günlük yaklaşık 300-350 kilokalori, üçüncü trimesterde ise yaklaşık 450 kilokalori ek enerji gereksinimi oluşur. Bu artış büyük bir öğün anlamına gelmez. Küçük ve dengeli ek besinlerle bu ihtiyacın karşılanabilir” dedi.

Gebelik döneminde bazı besin öğelerinin özellikle önemli olduğunu vurgulayan Op. Dr. Oktay, şu bilgileri paylaştı:

“Protein, demir, kalsiyum ve folik asit gebelikte kritik öneme sahip besin öğeleridir. Protein tüketimi bebeğin doku, kas ve organ gelişimi için gereklidir. Protein aynı zamanda plasenta ve amniyon sıvısının oluşumunda da rol oynar. Demir ihtiyacı gebelikte artabilir. Yetersiz demir alımı annede kansızlığa ve bebeğe giden oksijen miktarında azalmaya yol açabilir. Bazı durumlarda erken doğum riskini de artırabilir. Kalsiyum ise bebeğin kemik ve diş gelişimi için önemlidir. Yeterli kalsiyum alınmadığında bebek ihtiyacını annenin kemiklerinden karşılayabilir. Folik asit özellikle gebeliğin erken döneminde bebeğin sinir sistemi gelişimi için kritiktir. Folik asit eksikliği bazı nöral tüp defektleri ile ilişkilendirilir.”

Gebelikte bazı gıdaların enfeksiyon veya toksin riski nedeniyle dikkatli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Op. Dr. Ezgi Oktay, “Çiğ veya az pişmiş et ve yumurta, çiğ süt ve pastörize edilmemiş süt ürünleri, çiğ balık ve sushi gibi gıdalar gebelikte risk oluşturabilir. İyi yıkanmamış sebzeler de bazı enfeksiyonlara yol açabilir. Yüksek cıva içerebilen bazı büyük balıklar da gebelikte sınırlı tüketilmelidir” dedi.

Şekerli ve ultra işlenmiş gıdaların genellikle yüksek kalori içerdiğini ancak besin değerlerinin düşük olduğunu belirten Op. Dr. Oktay, “Bu tür gıdaların aşırı tüketimi gereğinden fazla kilo alımına, kan şekerinde ani yükselmelere ve gebelik diyabeti riskinde artışa yol açabilir” dedi. Ayrıca bu durumun bebeğin normalden büyük doğması olarak tanımlanan makrozomi riskini de artırabileceğini belirten Op. Dr. Oktay, mümkün olduğunca doğal ve işlenmemiş gıdaların tercih edilmesini önerdi.

Kaynak haberi oku