
Hangi takviye ne zaman alınmalı? Saatinden yediğiniz besine kadar etkiliyor
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, kişiye özel tıbbi tavsiye yerine geçmez. Düzenli ilaç kullanıyorsanız ya da kronik bir rahatsızlığınız varsa takviyeye başlamadan önce mutlaka doktorunuza veya eczacınıza danışın.
Piyasada takviyeler dil" altı damla, lipozomal, kapsül/tablet ve saşe gibi farklı formlarda satılıyor. Her formun vücut tarafından emilme hızı ve oranı farklı.Dil altı (sublingual) damlalar, ağız mukozasından doğrudan kan dolaşımına geçtiği için sindirim sistemini atlar ve genellikle hızlı etki gösterir.Lipozomal takviyeler, etken maddeyi yağ bazlı bir tabakayla kapladığı için sindirim sisteminde parçalanmadan bağırsaklara ulaşır ve emilim oranı klasik formlara göre daha yüksek olabilir.Kapsül ve tabletler en yaygın ve pratik formdur; ancak bazı tabletlerin parçalanması ve emilmesi daha uzun sürebilir.Saşe formlar genellikle suda çözülerek içilir; yutma güçlüğü yaşayanlar veya yüksek doz ihtiyacı olanlar için pratik bir seçenektir.
Vücudumuzun biyolojik ritmi, bazı besin öğelerinin hangi saatte daha verimli kullanıldığını da etkiler:Yağda çözünen vitaminler (A, D, E, K) yemekle birlikte, tercihen yağ içeren bir öğünde alındığında daha iyi emilir. B grubu vitaminler enerji metabolizmasını desteklediği için genellikle sabah alınması önerilir; akşam alındığında bazı kişilerde uyku kalitesini etkileyebilir.Magnezyum, kas gevşetici ve sakinleştirici etkisi nedeniyle sıklıkla akşam yatmadan önce tercih edilir.Probiyotikler, mide asiditesinin daha düşük olduğu aç karnına ya da yemekten hemen önce alındığında bağırsağa daha sağlam ulaşabilir.Demir takviyesi aç karnına daha iyi emilir, ancak mide rahatsızlığı yapabileceğinden bazı kişiler hafif bir atıştırmalıkla almayı tercih eder.
Bazı vitamin ve mineraller bir arada alındığında birbirinin emilimini azaltabilir:Kalsiyum ve demir aynı anda alındığında birbirinin emilimini olumsuz etkileyebilir; aralarında birkaç saat bırakmak faydalı olur.Çinko ve bakır yüksek dozda birlikte alındığında dengesizlik yaratabilir.Kalsiyum ve magnezyum da aynı taşıyıcı yollardan emildiği için yüksek dozlarda birbirini engelleyebilir.Buna karşın C vitamini, demirin emilimini artırdığı için birlikte alınması önerilen kombinasyonlardan biridir.
'Doğal' olması bir takviyeyi zararsız yapmaz. Özellikle yağda çözünen vitaminler (A, D, E, K) vücutta depolanabildiği için aşırı alımda birikime ve istenmeyen etkilere yol açabilir. Su bazlı vitaminlerde (C, B grubu) fazlası genellikle idrarla atılsa da yüksek dozlarda mide rahatsızlığı gibi yan etkiler görülebilir. Önerilen günlük dozların üzerine çıkmadan önce mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmak gerekir.
Balık yağı (omega-3), sarımsak, zencefil, E vitamini ve ginkgo biloba gibi bazı takviyelerin kanı sulandırıcı etkisi olduğu bilinir. Bu tür takviyeler, reçeteli kan sulandırıcı ilaç kullananlarda kanama riskini artırabilir. Bu nedenle ilaç kullanan kişilerin bu takviyeleri almadan önce doktoruna danışması özellikle önemlidir.
Takviye pazarının büyümesiyle birlikte içeriği etikette belirtilenle uyuşmayan ya da güvenilir olmayan kaynaklardan üretilmiş ürünler de artıyor. Güvenilirlik için ürünün ambalajında parti numarası, son kullanma tarihi ve üretici bilgilerinin eksiksiz olmasına, mümkünse bağımsız laboratuvar testi (üçüncü parti analiz) bulunmasına dikkat etmek önemli.
Omega-3 takviyeleri havayla ve ışıkla temas ettiğinde oksitlenmeye, yani bozulmaya eğilimlidir. Açıldıktan sonra serin ve karanlık bir yerde, ideal olarak buzdolabında saklanması önerilir. Kapsüllerde ekşimsi ya da balık kokusunun belirgin şekilde artması, ürünün bozulmaya başladığının işareti olabilir.
UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.