
Tersine evrim – 2
– Para: Bu maddelerin en başına parayı koydum, çünkü bence en önemli madde bu. Medeniyetin ilerlemesi için paranın (kağıt yada dijital) ortadan kalkması şart bana göre. Para var oldukça insanların para hırsı, açgözlülüğü, toplumdaki sınıf ayrılığı, savaşlar bitmeyecek. Bu da (ikinci madde olan din ile birlikte) aşağıda sıralayacağım tüm diğer maddelerin önündeki en büyük engeldir. Belki bilirsiniz, Uzay yolu dizisinde para yoktur. Toplumun tüm bireyleri her türlü ihtiyacına para ödemeden ulaşabilir. Para kavramı tamamen ortadan kaldırılmıştır. Yine de uzay yolunda bile özellikle yönetici konumdaki kişiler arasında entrikalar dönebilmektedir, ama bunun sebebi para değil, toplumdaki konumlarının getirdiği güçtür. Para olmayınca insanlar hayatları boyunca yaşamaları için yetecek parayı kazanmakla değil, sanatla, bilimle uğraşmaktadır. Bu yüzden paranın ortadan kaldırılmasını medeniyet yolundaki en büyük aşama olarak görüyorum. Son yıllarda çıkan dijital coinler belki de parasız bir topluma giden yolda bir geçiş dönemidir, kim bilir?
– Din: Din konusuna fazla girmeyeceğim, çünkü medeniyetimiz henüz bu konunun konuşulması için bile yeterince medeni değil. Sadece, dinler yüzünden ölümlerin bitmesini dileyebilirim. Buna da kimsenin itirazı olmaz herhalde.
– İnsan hakları: Medeniyette ilerlemenin bence para ve dinden sonra en önemli ayağı, insan haklarının gerçekten hayata geçirilmesi. Eşit söz hakkı, eşit derecede ulaşım, haberleşme, özgürlük hakları, eşit derecede sağlık hizmetleri ve sağlıklı yaşam şartlarına sahip olmak, eşit eğitim hakkına sahip olmak vs. Kardashev in medeniyet ölçeğindeki gibi bir sınıflama yapsak, göreceksiniz ki daha tip 1 medeniyet bile değiliz. Yazının sonunda bu bahsettiğim maddelerden birinin bile yeterince hayata geçmediğini göreceksiniz.
– Sanat: Herkesin sanatçı olamayacağı açıktır. Günümüzde gördüğüm kadarıyla sanatçıların önündeki en büyük engel toplumsal (genellikle din yada gelenek-görenek temelli) baskılar ve geçim derdidir. Halbuki sanatçının böyle dertleri olmadan özgürce sanatını yapması desteklenmelidir. İnsanlar daha çocuk yaşta yetenekli oldukları sanat dallarında desteklenmeli ve özgürce çalışmaları sağlanmalıdır. Sanat, medeniyetin en önemli bileşenlerinden biridir. Bilim kadar önemlidir..
– Bilim: Bilimsellik, medeniyette ileri gitmek isteyen bir toplumun olmazsa olmazıdır. Sadece bilimsel çalışmalar açısından demiyorum; ticaret, devlet yönetimi, eğitim, adalet gibi her alanda bilimsel gerçeklere göre davranmak esas olmalıdır. Laiklik? Evet, tam anlamı ile laiklik de bir devlet geleneği olmalı. Her türlü çalışma bilimsel gerçekler ışığında, akıl-mantık çerçevesinde yapılmalı.
– Hayvan hakları: Bugünkü gibi uzayda canlı arayışına girmeden önce dünyamızda bulunan tüm yaşam formlarına gereken değer verilmelidir. Hayvan hakları tabii ki çok önemli ama sizi şaşırtacak bir şey söyleyeceğim şimdi. Bu konu (hayvan hakları) insanoğlunun et tüketmesine de engel değildir. Burada doğanın kurallarının her şeyin üstünde olduğunu düşünüyorum. İnsan hepçil bir canlıdır, yani hem et hem ot tüketir, bu durum böyle kalmalıdır. İnsanın fizyolojisi değişmediği sürece (2001 bir uzay destanı filmindeki gibi bir uzay canlısına dönüşmemişse) insan et tüketmeye devam etmelidir. Bu noktada veganlığa karşı olduğumu daha önce de yazmıştım. Her şeye karşı gelebilirsiniz, ama doğanın kanunlarına karşı gelmek ancak insanın kendisine zarar verir. Doğanın kuralları ise her şeyin üstündedir.
– Doğa: Doğanın korunması dünya üzerindeki en önemli konudur. Şu an üzerinde yaşadığımız dünya mucizevi bir gezegendir. Bunu gözümüz gibi korumalıyız ama maalesef ticari kaygılarla, siyasi ayak oyunları ile her geçen gün doğanın canına okunuyor. Salgın sebebi ile 6 hafta kapanmak bile doğanın toparlaması için yetti. Kaldırımlarda taşların arasından otlar fışkırdı, hayvanlar şehirlere indi. İnsan şu doğayı kirletmeyi biraz önleyebilse doğa kendi kendini toparlayacak. Dünya üzerinde ticaret, hayatın genel akışı, bilimsel gelişmeler vs doğaya zarar vermeyen bir hale geldiğinde medeniyet yolunda bir yol daha almış olacağız. Bu konuda yapılması gereken, doğanın işleyişini kendimize uydurmak yada değiştirmek değil, aynen korumak olmalı. Doğanın kendi kuralları var ve bu işleyiş milyonlarca yıldır işliyor. Tarih boyunca binlerce tür yok olmuş, evrim sonucu binlerce yeni tür oluşmuş, doğal seçilim yüzünden güçlüler ayakta kalmış, zayıflar elenmiş. Doğanın sürekliliği için bu işleyişi aynen korumak yeterlidir.