SON HABERLER
TÜM HABERLER ›

Uluslar Ligi

Temmuz 3, 2026

Övünme ile dövünmenin bir arada yaşandığı bir karşılaşma oldu Los Angeles'taki ABD maçı… Dünya Kupası'na "bay bay" derken, bu müsabakadaki azme de "hay hay" dendi hep bir ağızdan…

Eeee sonra… Şimdi geldik UEFA Uluslar A Ligi'ne…

Yani Avrupa'nın milli takımlar açısından Şampiyonlar Ligi… Bilmeyenlere ya da unutanlara hatırlatalım, Türkiye'nin grubunda hangi takımlar olduğunu…

Fransa… Hani bizim elendiğimiz turnuvada, en büyük favoriler arasında gösterilen Fransa… Bizim bir klasik santrfor bulmakta zorlandığımız yerde, forvetlerinde Mbappe, Dembele, Olise, Doue gibi yıldızların yer aldığı, Thuram ve Mateta gibi isimlerin fırsat bile bulamadığı Fransa…

Üstelik, A Ligi'ndeki ilk maçımız 25 Eylül'de Fransa ile… Adamlar belki de Dünya Şampiyonu apoletiyle gelecek ama bize ne! ABD galibiyeti bilmiyorum özür dileme adına ne kadar geçerli oldu; ancak bu Fransa karşılaşması, tam da özür dilemenin Fransızcası…

Diğeri Belçika… Hani önceki akşam Senegal karşısında 2-0 geriye düşüp, penaltılara götürmeden 3-2 ile işi bitiren Belçika… Bilmiyorum kaç kişi, Türkiye'nin birkaç ay sonra rakibi olacak takım gözüyle izledi onları? Fakat adamlar keçi gibi inatçı, bir o kadar inançlı…

Hani Türkiye adına birlik-beraberlikten bahsederiz ya, adamların ulusal marşı bile üç dilde okunuyor: Fransızca, Felemenkçe, Almanca… Yani farklı kimliklerin bir arada vücut bulmuş hali… Ama hepsinin kalbi aynı çarpıyor. Futbolun ruh bulmuş hali… Onlarla ilk, gruptaki üçüncü maçımız 2 Ekim'de deplasmanda…

Diğeri de İtalya… Hani, Dünya Kupası'na gidemeyen, Teknik Direktör Montella'dan dolayı Türkiye'nin başarılı olması için dua eden İtalya…

Onlar mı daha başarısız, biz mi? Bunu gösteren bir başarımetre yok ama istatistiksel açıdan söyleyeyim; İtalya ile 13 maç oynamışız, galibiyet sayısı 0 (sıfır)… "Her şeyin bir ilki vardır" demek istiyoruz; inşallah…

Futbol Federasyonu'nun elindeki en büyük kozdu A Milli Takımı… 24 yıl sonra Dünya Kupası'na gitme başarısını göstermiş, UEFA A Ligi'ne çıkmıştı.

Dünya Kupası'ndan elenmek, Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu'nun hanesine bir eksi yazdı… Montella'nın çok daha fazla eksileri vardı; ama o da görevinin başında… Hiç söylemek istemem ama… Şimdilik…

Hani bazı halterciler vardır ya, kaldıramadığı kiloya rağmen daha başarılı olma adına bir kilo daha üstüne koyup barın altında kalırlar, bazı yüksek atlamacılar, geçemedikleri yüksekliğe rağmen çıtayı daha yükseğe taşırlar, A Milli Takımımız için A Ligi de böyle… Dünya Kupası'ndaki başarısızlığa rağmen şimdi hedef UEFA Uluslar A Ligi… Hiç ummam, dilemem ama ya önümüzdeki 3-5 ay içerisinde burada da küme düşersek…

Kime yazar? Hacıosmanoğlu'na mı, Montella'ya mı? Ya da ikisine mi?

Tek tesellimiz ve umudumuz, Türkiye'nin büyük takımlara karşı büyük oynuyor olması… Dünya Kupası trenini kaçırdık. Şimdi karşımızda Fransa, Belçika ve İtalya var. Şu sorunun cevabı sonbaharda ortaya çıkacak: Kaç büyük deviririz?

UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZSpor dünyasından tüm haberler, futbol severler için son dakika transfer haberleri, spor dünyasından dikkat çeken gelişmeler için Türkiye'nin haber sitesi ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

Kaynak haberi oku