Yağmurlu havada sürüş için 10 önlem! Bilenler trafikte güvende: 2 saniyeyi 4’e çıkarın

Kasım 5, 2026

HABER MERKEZİ – Güvenli sürüş, kontağı çevirmeden önce başlar. Özellikle yağışlı mevsimlerde birkaç basit kontrol, yolda karşılaşabileceğiniz riskleri azaltır. Öncelikle lastiklerin durumuna bakmalısınız. Aşınmış lastikler suyu yeterince tahliye edemediği için ıslak zeminde yol tutuşunu kaybeder. Lastiklerin diş derinliğini ve araç üreticisinin önerdiği hava basıncını düzenli olarak kontrol etmelisiniz. Silecekleriniz camda iz bırakıyorsa, suyu yeterince temizlemiyorsa veya ses çıkarıyorsa değişim zamanı gelmiştir. Cam suyu seviyesini, kısa farları, stop lambalarını ve sinyalleri de kontrol etmelisiniz. Bir başka önemli ayrıntı da araç içindeki buğulanmadır. Yola çıkmadan önce klima ve ön cam buğu giderme sistemini kullanın.

Bir yolda hız sınırının 90 olmasının anlamı, şiddetli yağmur altında bu hızla güvenle ilerlemek değildir. Islak asfalt, virajlar, yol üzerindeki su birikintileri ve görüş mesafesi, güvenli hızı etkiler. Yağış yoğunlaştığında hızınızı kademeli olarak düşürmelisiniz. Özellikle kavşaklara, yaya geçitlerine ve virajlara yaklaşırken daha erken frene basın. Ani fren, sert direksiyon hareketleri ve hızlı gaz tepkileri, lastiklerin yol tutuşunu kaybetmesine neden olur. Burada önemli olan, otomobilin bütün hareketlerini mümkün olduğunca yumuşak yapmaktır.

Yağmurlu havada en sık yapılan hatalardan biri, kuru zemindeki takip alışkanlığını sürdürmekti. Oysa lastikler ıslak asfaltta daha az tutunduğu için aracın durması daha uzun sürer. Önünüzdeki araç bir trafik levhasının yanından geçtiğinde saymaya başlayın. Sizin aynı noktaya ulaşmanız normal koşullarda en az iki saniye sürmelidir. Yağışlı havada bu süreyi en az dört saniyeye çıkarın.

Yağmurlu havaların en tehlikeli durumlarından biri suda kızaklamadır. Bu olay, lastiklerin yol üzerindeki suyu yeterince tahliye edememesi ve lastikle asfalt arasında su tabakası oluşmasıyla meydana gelir. Böyle bir durumda direksiyonun aniden hafiflediğini, otomobilin yönlendirme hareketlerine eskisi gibi tepki vermediğini hissedersiniz. Araç kısa bir süreliğine yol üzerindeki kontrolünü kaybeder. Ayağınızı gaz pedalından yavaşça çekin. Direksiyonu ani hareketlerle çevirmeden, sert fren yapmaktan kaçınarak, gitmek istediğiniz yönde sakin biçimde direksiyonu tutun ve lastiklerin yeniden yol tutuşu kazanmasına imkan tanıyın. Yağışlı havada hız sabitleyici kullanmayın. Çünkü kaygan zeminde hızın doğrudan sürücü tarafından kontrol edilmesi, yol tutuşu kaybolduğunda daha uygun tepki verilmesini kolaylaştırır.

Şiddetli yağışlarda özellikle alt geçitler, köprü altları ve düşük kotlu yollar kısa sürede suyla dolar. Türkiye'de son yıllarda yaşanan yoğun yağışlar da şehir içi ulaşımda bu alanların ne kadar riskli olabileceğini gösterdi. Yolun üzerindeki suyun birkaç santimetre derinliğinde olduğunu düşünseniz de suyun altında çukur, açık rögar kapağı, sürüklenmiş malzeme veya hasar görmüş bir yol yüzeyi bulunabilir. Sel suyuyla kaplanmış yollara araçla girilmemesi hayati önem taşır. Çünkü suyun derinliği ve akıntının gücü dışarıdan güvenilir biçimde değerlendirilemez. Araç su içinde stop ederse de motoru yeniden çalıştırmak binlerce liralık masraf çıkarabilir.

Yağmurlu havada sürücüler genellikle yolu daha iyi görebilmek için sileceklere odaklanır. Oysa diğer sürücüler tarafından fark edilmek de önemlidir. Türkiye'de Karayolları Trafik Kanunu'nun 64’üncü maddesine göre gündüz saatlerinde görüşü azaltan sisli ve yağışlı havalarda, kısa hüzmeli farların kullanılması zorunludur. Bu nedenle yağmur şiddetlendiğinde gündüz bile kısa farlarınızı açmalısınız. Özellikle gri, siyah ve gümüş renkli araçlar, kapalı havalarda ve su püskürten ağır taşıtların arasında daha zor fark edilir.

Gece yağmurunda araç kullanmak, gündüz yağışına göre daha fazla dikkat gerektirir. Islak asfaltın sokak lambalarını, trafik ışıklarını ve karşıdan gelen araçların farlarını yansıtması, yol çizgilerinin seçilmesini zorlaştırır. Özellikle iyi aydınlatılmamış yollarda su birikintileri ve çukurlar geç fark edilir. Bu nedenle gece sürüşünde hızınızı görüş mesafenize göre ayarlamalısınız. Ön camınızın hem iç hem dış yüzeyinin temiz olmasına özen göstermelisiniz. Kirli camlar, özellikle karşıdan gelen araçların ışıklarını dağıtarak parlamayı artırır. Camda buğu oluştuğunda buğu giderme sistemini çalıştırmalısınız. Karşıdan gelen bir aracın farları gözünüzü alıyorsa doğrudan ışığa bakmak yerine kendi şeridinizin sağ kenarındaki yol çizgisini referans alarak hızınızı azaltmalısınız.

Sonbaharda özellikle sabah erken saatlerde ve gece geç saatlerde sisle karşılaşabilirsiniz. İstanbul'un kuzey kesimleri, Bolu Dağı, Karadeniz'in yüksek rakımlı yolları ve iç bölgelerdeki vadiler, sisin sürüşü zorlaştırabildiği güzergahlar çok sis görülen noktalardır. Sisli havada en önemli kural, görebildiğiniz mesafe içinde güvenle durabilecek kadar yavaş olmaktır. Önünüzdeki aracın stop lambalarını takip ederek yolun açık olduğunu varsaymayın. Ani bir fren ya da çarpma halinde siz de kazaya karışabilirsiniz. Sisin aniden yoğunlaştığı bölgeye girerken aynalarınızı kontrol edin, kademeli olarak yavaşlayın ve takip mesafenizi artırın.

Kaynak haberi oku