Zayıflama iğnesi kullanmadan 28 günde 6 kilo verdi!

Haziran 28, 2026

Abigail'i harekete geçiren şey büyük bir karar değildi. Daha çok küçük, somut bir istekti. Partneriyle Mayorka'ya gideceklerdi ve uçakta biraz daha rahat hissetmek istiyordu. Danışman olan bir arkadaşının tavsiyesiyle yeni bir beslenme düzeni denedi. İlk dört haftada yaklaşık 6 kilo verdi. Tatile özgüvenle gitti. Ancak asıl yolculuk orada başladı. Kendini iyi hissetmek, devam etmek için güçlü bir neden yarattı. Yaz sonuna kadar kısa hedefler belirledi, sonra doğum gününe kadar, sonra yılbaşına kadar. Her küçük varış noktası, bir sonrakine kapı araladı.

Abigail'i harekete geçiren şey büyük bir karar değildi. Daha çok küçük, somut bir istek partnerinden Mayorka'ya gideceklerdi ve uçakta biraz daha rahat hissetmek istiyordu. Danışman olan bir arkadaşının tavsiyesiyle yeni bir beslenme düzeni denedi. İlk dört haftada yaklaşık 6 kilo verdi. Tatile özgüvenle gitti.

Ancak asıl yolculuk orada başladı. Kendini iyi hissetmek, devam etmek için güçlü bir neden yarattı. Kısa hedefler belirledi. Yaz sonuna kadar, sonra doğum gününe kadar, sonra yılbaşına kadar. Her küçük varış noktası, bir sonrakine kapı araladı.

Abigail'in yönteminde en dikkat çekici şey şuydu: Hiçbir zaman "tüm hayatımı değiştireceğim" demedi. Sadece "şu tatile kadar" dedi. Psikolojik olarak büyük ve uzak hedefler çoğu zaman bunaltır. Oysa küçük, ulaşılabilir hedefler hem motivasyonu canlı tutuyor hem de başarı hissini gerçek kılıyor. Ve bu his bir kez içinize yerleşince, devam etmek daha kolay hale geliyor.

Kilo vermenin fiziksel boyutu görünür. Ama Abigail'in anlattığı asıl dönüşüm çok daha derindeydi. Eskiden kendi bedenine bakmaktan kaçan bir kadın, kilo verdikten sonra kolundaki bir beni fark etti. Doktora gitti. Erken teşhis hayatını kurtardı. "Kendime bakmıyordum çünkü bakmak istemiyordum" diyor Abigail. Ne kadar tanıdık bir his, değil mi?

Abigail'in hikâyesinde sürekli öne çıkan bir şey var: Yalnız yürümedi. Her hafta görüştüğü arkadaşı, aralarındaki mesajlar, aynı yolda olan diğer insanlardan oluşan bir grup… Bunları küçümsemedi, aksine dönüşümünün ayrılmaz parçaları olarak tanımlıyor. Zorlu dönemlerde içe kapanmak çok doğal geliyor. Ancak tam o anda yanınızda olan biri, bazen kendinizin göremediği şeyleri görüyor.

Abigail bunu kendisi açık yüreklilikle anlatıyor: Çocuklarıyla "salon pikniği" bahanesiyle oturur, aslında kendi acısını yutardı. Yemek, kontrol edemediği bir hayatta kontrol edebildiği tek şeydi. Psikologlar buna duygusal yeme döngüsü diyor. Stres → yemek → anlık rahatlama → suçluluk → daha fazla stres. Döngü kendini besler.

Abigail neredeyse her popüler diyeti denemiş. Hiçbiri uzun vadede işe yaramamış, ta ki neden yediğini anlayana kadar. Araştırmalar da bunu destekliyor: Altta yatan duygusal tetikleyiciler çözülmeden uygulanan beslenme planları, çoğunlukla geçici sonuçlar veriyor. Çünkü sorun ne yediğimiz değil, neden yediğimiz oluyor.

UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

Kaynak haberi oku