8 Saat uyku yetmiyor! Uykunun en sağlıklısı buymuş, uyanmanın da saati var

Kasım 2, 2026

Kaliteli uykunun sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğu biliniyor. Yıllardır yetişkinler için gecede 8 saat uyku önerilirken, yeni araştırmalar uyku düzeninin de en az uyku süresi kadar önemli olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlara göre her gün farklı saatlerde yatıp kalkmak, vücudun biyolojik saatini bozarak çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkili riskleri artırabiliyor.

Uyku düzeninin korunması uzun vadeli sağlık ve yaşam kalitesi açısından dikkat edilmesi gereken temel alışkanlıklardan biri. Uyku saatlerinin mümkün olduğunca düzenli tutulmasının vücudun doğal ritmini desteklediğini belirtiyor. Vücudun uyku ve uyanıklık döngüsünü yöneten sirkadiyen ritim, hormon salgılanmasından metabolizmaya kadar pek çok önemli işlevi etkiliyor. Her gün farklı saatlerde uyumak ve uyanmak ise bu biyolojik saatin şaşmasına neden olabiliyor. Uzmanlara göre hafta içi az uyuyup hafta sonu uzun süre uyuyarak açığı kapatmaya çalışmak da her zaman yeterli olmayabiliyor. Uyku saatlerindeki büyük değişimler, 'sosyal jetlag' olarak adlandırılan biyolojik uyumsuzluğa yol açabiliyor.

Araştırmalar, uyku düzenliliğinin ölüm riski açısından yalnızca uyku süresinden daha güçlü bir gösterge olabileceğini ortaya koyuyor. Düzensiz uyku alışkanlıklarının yüksek tansiyon ve kan şekeri kontrolü gibi konularla ilişkili olabileceği, kalp ve metabolizma sağlığı açısından da risk oluşturabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar, yetişkinlerin her gece 7 ila 9 saat uyumasını öneriyor. Ancak yeterli süre uyumanın yanında yatış ve kalkış saatlerinin de mümkün olduğunca sabit tutulması gerekiyor. Bu noktada her gün dakikası dakikasına aynı saatte yatağa girmek zorunlu değil. Önemli olan, vücudun alışabileceği sürdürülebilir bir uyku ritmi oluşturmak. Uzmanlar, sosyal yaşam veya iş programı nedeniyle zaman zaman geç yatmanın sorun olmadığını ancak genel düzenin korunmasının önemli olduğunu vurguluyor.

Her gün benzer saatlerde uyanmak, uyku düzeni oluşturmanın en etkili yollarından biri. Sabah gün ışığına çıkmak da biyolojik saatin dengelenmesine yardımcı oluyor. Bunun için sabah erken saatlerde uyanmak zorunda değilsiniz; yaşam temponuza uygun bir saat belirlemeniz yeterli.

Uyumadan hemen önce telefonla ilgilenmek, iş e-postalarını kontrol etmek veya yoğun zihinsel aktivitelerde bulunmak uykuya geçişi zorlaştırabiliyor. Uzmanlar, yatmadan önce yaklaşık 30 dakikalık sakinleşme süreci oluşturulmasını öneriyor. Kitap okumak, ılık duş almak ve ışıkları azaltmak bu süreçte yardımcı olabilir.

Özellikle öğleden sonra tüketilen kahve ve gece geç saatlere kadar telefon ekranına bakmak uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. Kafein tüketimini daha erken saatlerle sınırlandırmak ve yatmadan önce ekran kullanımını azaltmak öneriliyor.

Uzmanlara göre uyku düzeninde süreklilik önemli olsa da bunun katı kurallara dönüşmemesi gerekiyor. Geç yatılan bir gecenin ardından yeterince dinlenmek, her koşulda aynı saatte uyanmak için uykudan fedakârlık yapmaktan daha doğru olabilir. Önemli olan, mümkün olduğunda normal rutine geri dönmek.

UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

Kaynak haberi oku