
Mobilya seçerken herkesin düştüğü tek hata! Odalar mağara gibi karanlık oluyor
Koyu parkenin üzerine koyu renk devasa bir gardırop, antrasit bir yatak takımı ve koyu renk komodinler yerleştiriliyor. İşte tam bu aşamada tek bir renk kararı bütün odanın dengesini sessizce bozuyor.
İç mimarlar zemin ile mobilya aynı ton havuzuna düştüğünde odadaki tüm derinlik hissinin kaybolduğunu belirtiyor. Normal şartlarda bir odaya girdiğinizde gözünüz ilk olarak açık ve koyu tonların çarpıştığı kontrast noktalarına odaklanır. Bu sınırları yok sayıp odadaki renklerin çoğunu koyu ton olarak tercih ettiğinizde oda tek bir büyük kahverengi veya siyah lekeye dönüşüyor. Sonuç olarak tavan alçalmış, duvarlar üstünüze doğru yaklaşmış gibi hissediyorsunuz. Peki bu kasvetli havayı dağıtmak için ilk olarak nereden başlamalıyız?
Tasarımcılar öncelikle duvarlara bakmanız gerektiğini ve doğru duvar renginin sandığınızdan çok daha fazla problemi çözeceğini vurguluyor. Burada çok ince ve hayati bir ayrım var. Koyu zeminin yarattığı o ağır havayı dengelemek için ışığı yansıtan açık renk bir duvara ihtiyacımız var ancak bu renk asla saf ve soğuk bir beyaz olmamalı.
Uzmanlar saf beyazın koyu zeminin yanında çok sert durduğunu, odaya adeta bir hastane odası havası verdiğini ve ahşabın o canım sıcaklığını öldürdüğünü aktarıyor. Aradığınız o kurtarıcı ton aslında sıcak beyaz, fildişi veya kırık beyazdır.
Hafif krem alt tabanlı, ılık bir beyaz koyu parkenin yanında ahşabı ağır değil aksine çok davetkar gösterir. Boya seçerken tereddüt ederseniz kartelayı gün ışığına doğru tutun çünkü soğuk beyazlar orada kendisini hemen ele verebilir.
En sık yapılan hatanın ise koyu zeminle birebir aynı koyulukta bir yatak çerçevesi seçmek olduğu belirtiliyor. Bunun yerine açık renkli kumaşa sahip bir yatak başlığı ya da açık renk ahşap bir karkas seçtiğinizde mobilya zeminden anında ayrışıyor ve odaya harika bir katman kazandırıyor. Ayrıca tasarımcılar yere sıfır oturan hantal platform yataklar yerine ayaklı ve yerden hafifçe yükseltilmiş çerçevelerin tercih edilmesini öneriyor.
Bu kombinasyonun gizli kahramanı ise kesinlikle halılar. Koyu zeminin ortasına serilecek büyük ve açık renkli bir halı, o sıkışmış havayı en hızlı kıran hamle olarak öne çıkıyor. Yani burada boyut seçimi de çok kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar küçük halıların odayı toparlamak yerine daha da dağınık gösterdiğini ifade ediyor. Doğru bir yerleşim için halının yatağın iki yanından da taşması ve dışarıda en az bir karış pay bırakması gerekiyor.
UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZTürkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.