Marmara Denizi

Haziran 21, 2026

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Şevval CİNDİR/İSTANBUL, (DHA)- MARMARA Denizi'nde uzun yıllardır koruma çalışmaları yürüten Deniz Yaşamını Koruma Derneği, mercan ekiminden nakline, koruma alanlarının izlenmesinden hayalet ağ temizliğine kadar birçok alanda çalışıyor. Son dönemde geliştirilen mobil uygulamalarla vatandaşların da dahil olduğu çalışmaların detaylarını Dernek Başkanı Volkan Narcı paylaştı. Narcı, hayalet ağların denizlerde yüzlerce canlıyı tehdit ettiğini belirterek, "Son 10 yılda çıkardığımız ağ miktarı 650 bin metrekare. Yani bu şu demek, nereden baksanız 95 futbol sahası ya da 25 kere Sultanahmet Meydanı'nı kaplayacak kadar bir ağ kendi imkanlarımızla deniz dibinden çıkartmış olduk. Bu hayalet ağlar deniz dibinde kaldığında köpekbalıklarından carettalara, balıklardan kuşlara kadar yüzlerce türü tehdit ediyor. Erime ve parçalanmalarla oluşan mikroplastikleri balıklar yiyor, ardından da o balıkları biz tüketiyoruz" dedi.

Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, derneğin 10 yıldır Marmara Denizi başta olmak üzere Türkiye’nin farklı denizlerinde yürüttüğü koruma çalışmalarını anlattı. Narcı, mercan restorasyonundan hayalet ağ temizliğine, deniz koruma alanlarından vatandaş bilimi uygulamalarına kadar birçok alandaki çalışmaların detaylarını anlattı.

'TÜRKİYE'DE İLK DEFA BİZİM YÜRÜTTÜĞÜMÜZ BİR ÇALIŞMA; 650 KÖK MERCANI DENİZ DİBİNE NAKLETTİK'

Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin Türkiye’de ilk kez mercan restorasyonu gerçekleştirdiğini dile getiren Narcı, "Deniz Yaşamını Koruma Derneği 11 yıldır Marmara özelinde ama tüm denizlerimizde faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu. Bizi biraz daha ayıran özellik şu, sahada aktif olarak onarıcı restorasyon yapan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Suyun altında mercan restorasyonları yapıyoruz ki Türkiye’de ilk defa bizim yürüttüğümüz bir çalışma. Bugüne kadar 650 kök mercanı deniz dibine naklettik ve onların tekrardan hayata tutunmalarını yüzde 80’in üzerinde bir başarıyla sağladık. Bu oldukça yüksek bir oran. Aynı zamanda Tavşan Adası'nda bakanlıklarımızla beraber Cumhurbaşkanlığı tarafından koruma altına alınmış bir denizel koruma alanımız var, biz 'Marine Project' diyoruz buraya. Deniz koruma alanları COP31 sürecinde de ülkemizin taraf olduğu 30×30 yani 2030 yılına kadar tüm dünyada yüzde 30 deniz kaynaklarının korunmasını gerektirecek olan bir taraf. Biz de bunun bir parçası, en azından Marmara Denizi'ndeki ilk koruma alanı ama farklı alanlarda da özellikle de COP31 artık Antalya'da yapılacak, Antalya'da da benzer uygulamaların yapılacağını düşünüyoruz zaten" diye konuştu.

Koruma alanının 7 gün 24 saat kameralarla takip edildiğini ifade eden Narcı, "Aynı zamanda bu koruma alanını 7/24 su altında, suyun 28 metre altında ve karanın tepesinde kameralarla izliyoruz. Yaptığımız onarıcı restorasyonun sonuçlarını izleme şansımız oluyor ki, bu türlerde dünyada çok az yapılan bir çalışma ve biz bunu burada Türkiye'de, Marmara Denizi'nde başardık. Bizim için Marmara Denizi ve Tavşan Adası anneanne sandığı ve Marmara'nın kalbi. Çünkü biz kendi geleceğimiz, soluduğumuz üç nefesin ikisi denizden geliyor ve deniz bizim yaşam destek ünitemiz. Denizimizi, geleceğimizi ve doğamızı korumak için kamu kurumlarımızla, özel sektörle beraber vatandaş bilimiyle birlikte yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

'HAYALET AĞLAR YÜZLERCE CANLIYI TEHDİT EDİYOR'

Hayalet ağlarla ilgili yapılan çalışmalara da değinen Narcı, "Hayalet ağ konusuna geldiğimizde, aslında bazen isteyerek bazen istemeyerek balıkçıların deniz dibinde terk ettikleri ağlardan bahsediyoruz. Bunlara sessiz ölüm getiren dış kirleticiler diyelim. Takıldıkları kayalarda 50 yıl, 150 yıl boyunca malzemesine göre plastik bir hammadde olduğu için orada binlerce, yüzlerce canlıyı tehdit ediyor ve ölmelerine sebep oluyor; yani sessiz ölüm makineleri. Kurşunlar denizi kirletiyor. Erime ve parçalanmalardan dolayı mikroplastikleri balıklar yedikçe o balıkları biz yiyoruz. Yani bu hayalet ağlar deniz dibinde kaldığında dünyanın her yerinde olduğu gibi köpekbalıklarından carettalara, balıklara, kuşlara kadar yüzlerce çeşit, binlerce yıl canlıyı yok ediyor" dedi.

'TEKNEMİZ İHBAR ÜZERİNE GİDİYOR HAYALET AĞLARI TESPİT EDİYOR'

Narcı, "Biz de daha öncesinde insan gücüyle bunları arayarak buluyorduk. Kademe olarak baktığınız zaman şimdi artık bir hayalet ağ teknemiz var. Bu tekneyi destekledikçe tekne Marmara Denizi özelinde kalmakla beraber diğer farklı alanlarda da gelen çalışmalarla, ihbarlarla teknelerimiz gidiyor, 40 metre 50 metre derinliğe kadar oradaki ağları tespit ediyoruz. Bazen dalışla bazen de tekne ekipmanlarıyla beraber bu ağları deniz dibinden temizliyoruz. Son 10 yılda çıkarttığımız ağ miktarı 650 bin metrekare. Yani bu şu demek, nereden baksanız 95 futbol sahası ya da 25 kere Sultanahmet Meydanı'nı kaplayacak kadar bir ağı, kendi imkanlarımızla deniz dibinden çıkartmış olduk" diye konuştu.

Kaynak haberi oku